Yer altı kablo borusu — kablo muhafaza borusu da denir — yer altı enerji kablosunu darbeye, neme ve zemin hareketine karşı koruyan borudur. En yaygın türü HDPE koruge borudur; yol altında sert PVC ve çelik boru da kullanılır. Kablolar, EKAT ve TEDAŞ şartnamesine göre cadde ve sokaklarda en az 80 cm, diğer yerlerde en az 60 cm derinliğe döşenir. Kısacası, konu bu; gerisi nasıl ve neden?
Sahadan başlayalım, çünkü karar orada veriliyor. Bir kablo kanalı açılmış, kum serilmiş, kablo çekilmeyi bekliyor. Şantiye şefi soruyor: Boru koyalım mı? Kabloyu doğrudan mı gömelim? Hangi boru? Hangi derinlik? İşte bu yazı tam o soruların cevabı.
Bir uyarıyı baştan yapayım. Bu bir can güvenliği ve mevzuat konusudur. Derinlikler ve mesafeler burada bilgi olarak veriliyor, ama nihai değerleri yürürlükteki yönetmelikten ve dağıtım şirketinin onayından teyit etmek şart. Yanlış gömülen bir kablo yıllar sonra en kötü anda hatırlatır kendini.
Okumak yerine dinlemeyi tercih ederseniz, bu makalenin geri kalanını dinlemek için aşağıdaki ses dosyasını oynatabilirsiniz.
Yer altı kablo borusu ne işe yarar?
Önce ortak zemini kuralım, çünkü kavram evrensel. Yer altı kablo borusu, kabloyu toprağın altında bir noktadan diğerine taşıyan korumalı bir yoldur. Kablo borunun içinden geçer; boru da kabloyu dışarıdaki her şeyden ayırır.
Alternatifi doğrudan toprağa döşemedir: kablo, borusuz, kum yatağının içinde gider. Yönetmelik bunu belli koşullarda kabul eder ve sahada çok yapılır. Ama bir dezavantajı var. O kablo arızalandığında ya da tesise ekleme yapmak gerektiğinde, yeniden kazmak gerekir. Boru varsa kablo girer ve çıkar; boru yoksa kazma yeniden işbaşı yapar.
İşte ana fayda bu ve üç parçasıyla anmaya değer. Bakımı kolay bir tesis elde edilir — bunu, kabloyu kazmadan değiştirebilme kolaylığıyla ölçersiniz — boru içinde döşeme ve rogarlar sayesinde. Buna bir de mekanik koruma eklenir: boru kabloyu kepçeden, kökten ve zeminin oturmasından korur.
Peki neden yeraltı? Havai hat daha ucuz ve hızlıdır, ama kablo dışarıda kalır: rüzgâr, buz, ağaç dalı, kaza. Yer altına almak, hattı bu risklerin çoğundan kurtarır ve görüntüyü de temizler. Karşılığında daha fazla planlama ister — güzergâh, derinlik, diğer altyapılarla mesafe — ve işte tam bu yüzden boru, kum, ikaz bandı gibi ayrıntılar önem kazanır. Yer altı, “göm ve unut” değil; doğru yapıldığında onlarca yıl sorunsuz çalışan bir sistemdir.
Konunun tam karşılığı olan terim yeraltı kablo borusu ya da kablo muhafaza borusudur. Biri “Yeraltı kablosu hangi boruya döşenir?” diye aradığında, tam olarak bunu kastediyor. Genel “elektrik borusu” ya da “kablo borusu” terimleri iç tesisatı da kapsar, o yüzden yeraltına özgü niyet için bileşik terimi tercih ederiz.
Bir sistem olarak boru,tanınabilir bir teknik çerçeveye oturur. TS EN 61386, kabloların geçtiği boru sistemlerinin darbeye, basınca ve neme karşı nasıl davranması gerektiğini tanımlar. Ezberlemeye gerek yok; bilinmesi gereken, yeraltına giren borunun kendine özgü bir dayanım sınıfı olduğudur.
Malzemeye göre yeraltı kablo borusu türleri

Her boru aynı işi görmez. Malzeme seçimi dayanımı, maliyeti ve ömrü belirler, o yüzden her aileyi tanımak gerekir. Doğru koruma elde edilir — bunu borunun zemin yükünü ve zamanı nasıl karşıladığıyla ölçersiniz — malzemeyi kullanıma göre seçerek, alışkanlıkla değil.
Aşağıdaki tablo her türü kısaca yerine oturtuyor:
| Malzeme | Türkçe Adı | Tipik Kullanım |
|---|---|---|
| Sert PVC | PVC Boru · Sert PVC Boru | Konut ve Ticari Gömme, Yol Geçişi |
| Çelik / Metal | Çelik Boru · Metal Boru · Galvaniz | Ağır Trafik, Yüksek Darbe Riski |
| HDPE Koruge | HDPE Koruge Boru · Çift Cidarlı Koruge Boru | Yol/Kaldırım Altı, Uzun Tiralar, Dağıtım |
| Spiral (Esnek) | Spiral Boru | Sıva Altı / İç Tesisat (Yer Altı Değil) |
Sert PVC boru
PVC, gömmede en çok kullanılan plastiktir ve haklı sebeplerle: ekonomiktir, korozyona uğramaz ve kolay işlenir. İş, taşıyacağı yüke göre doğru et kalınlığını seçmekte.
Uygulamada ayrım, sert PVC boru ile daha ağır seri arasındadır; ağır seri, mekanik zorlamanın yüksek olduğu yerlere gider. İngilizce metinlerdeki “Schedule 40/80” ayrımının Türkiye’deki karşılığı budur: hafif seri hafif işe, ağır seri ağır işe. Mantık basit — üstündeki yük ne kadar fazlaysa, o kadar kalın cidar.
PVC’nin bir zayıf noktası güneştir: uzun süre açıkta kalırsa UV ile kırılganlaşabilir. Bu yüzden depoda ve montaj öncesi güneşte bekletmemek, toprağa girecek borularda ise bunu dert etmemek gerekir; zaten yeraltında UV yoktur. PVC, özellikle yol geçişlerinde sık görülür; büyük geçiş borularında bazen inç ölçüsü de kullanılır (örneğin yol altında 4″ veya 5″ boru). Ama günlük yeraltı işinin ana malzemesi çoğu zaman PVC değil, koruge borudur.
Çelik (metal) boru
Kablonun zırha ihtiyacı olduğunda — darbe, kemirgen, ağır trafik — metal devreye girer. Çelik boru, hiçbir plastiğin veremeyeceği bir mekanik korumayı sağlar. Karşılığında korozyonu düşünmek gerekir; bu yüzden nemli ve tuzlu zeminlerde galvaniz kaplama tercih edilir. Sıcak daldırma galvaniz, boruyu içten ve dıştan çinko tabakayla sararak paslanmayı yıllarca geciktirir.
Bu nedenle çelik boru uzun bir yeraltı tünelinin ilk tercihi değildir: ağırdır, pahalıdır ve korunmazsa paslanır. Asıl işi kritik noktalardadır — bir yüzeye çıkış, bir yol geçişi, bir kolonun dibi — darbenin muhtemel olduğu yerlerde parlar. Kısacası çelik boru ile plastik boru arasındaki seçim, çoğu projede “ya biri ya öteki” değil, “hangisini nerede” sorusudur: kritik noktada çelik, uzun güzergâhta plastik.
HDPE koruge boru: yol ve kaldırım altının çözümü
Kabloyu uzağa, kesintisiz rulolar hâlinde ve zorlu zeminlerden geçirmek için asıl çözüm HDPE koruge borudur. “Koruge” ondüle, yani oluklu demek; bu ondüle yüzey, boruya hem esneklik hem de dış basınca karşı yüksek dayanım kazandırır.
En yaygın biçimi çift cidarlı koruge borudur: dışı ondüle ve sağlam, içi düz ve pürüzsüz, böylece kablo kolay çekilir. Dış basınç dayanımı Newton cinsinden verilir — örneğin 450 N ya da 750 N gibi sınıflar — ve trafik yükü arttıkça bu sınıf yükselir. Tek cidarlı koruge de vardır, ama yeraltı elektrikte iç yüzeyin düz olduğu çift cidarlı tercih edilir; düz iç yüzey, uzun tirada çekme sürtünmesini ciddi biçimde azaltır.
Rulo hâlinde geldiği için ekleme sayısını azaltır, ki her ek bir zayıf nokta demektir. Boruların birleştirilmesi manşonlarla yapılır ve bu ekler, suyun içeri sızmaması için özenle kapatılır. Renk de bir işarettir: elektrik için genelde kırmızı ya da siyah koruge kullanılırken, haberleşme ve altyapıda başka renkler görülür.
Bir uyarı da terim tarafında. “Koruge boru” tek başına altyapı, drenaj ve telekom (fiber) uygulamalarını da kapsar. Elektrik-yer altı işini kastediyorsanız, HDPE koruge kablo muhafaza borusu gibi bileşik kullanmak, hem aramada hem şartnamede karışıklığı önler.
Peki, spiral boru? Onu buraya koymadım, bilinçli olarak. Spiral boru esnek bir borudur ama asıl yeri sıva altı ve iç tesisattır — duvar içindeki kablolar için. Yer altının ana borusu değildir; ikisini karıştırmamak gerekir.
Döşeme derinlikleri ve mesafeler
İşte herkesin aradığı bilgi — yeraltı kablosu kaç cm derinliğe döşenir — ve konunun en kritik bölümü. Yönetmeliğe uygun, güvenli bir döşeme elde edilir; bunu, ölçülen derinliğin asgari değerle karşılaştırılmasıyla görürsünüz; EKAT ve TEDAŞ şartnamesinin değerlerine uyarak. Buradaki sayılar can güvenliğiyle ilgili, o yüzden dikkatle veriyorum.
Türkiye’de yeraltı enerji kabloları Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği (EKAT) ve TEDAŞ şartnameleriyle düzenlenir. Doğrulanan asgari değerler şunlar; yine de yürürlükteki metinden teyit edin:
- Cadde, sokak ve alanlarda: en az 80 cm derinlik.
- Bunların dışındaki yerlerde: en az 60 cm (zorunlu hâllerde, TEDAŞ projelerinde tutanakla 60 cm’ye kadar indirilebilir).
- Karayolu altı geçişlerinde: en az 1 m.
- Demiryolu, su kanalı ve ana karayolu altı dik geçişlerde: muhafazanın üst kısmı en az 1,5 m derinlikte.
Bu değerler Kuvvetli Akım Elektrik Tesisatı Genel Teknik Şartnamesi’nde ve TEDAŞ şartnamelerinde tanımlıdır. Sayıları ezberlemekten çok, mantığı kavramak önemli: üstünden ne kadar ağır yük geçiyorsa, kablo o kadar derinde ve o kadar korumalı olmalı.
Derinliğin bir de görünmeyen sebebi var. Yeterli derinlik kabloyu yalnızca kepçeden değil, zeminin donma-çözülme hareketinden ve yüzeydeki sıcaklık dalgalanmasından da korur. Çok sığ bir kablo mevsim değişimlerini daha sert yaşar ve daha çabuk yorulur. Yani 80 cm keyfî bir sayı değil; kabloyu istikrarlı bir derinliğe yerleştirmenin ölçüsüdür.
Bir de mesafeler var. Yer altı kablosu su, gaz ve telekom hatlarına belirli uzaklıklarda kalmalı. Bu yeraltı kablosu ile su ya da gaz borusu arasındaki mesafe şartnamedeki değerlerle sınırlıdır. Örneğin, bina temeline ve duvarına belli bir yaklaşma sınırı korunur. Farklı hatların birbirine fazla yaklaşması iki riski birden doğurur: bir arızanın komşu hatta sıçraması ve bakım sırasında yanlış hattı kazma. Boru kullanıldığında kablolar arası açıklıklar bir buçuk kat, büz kullanıldığında iki kat alınır. Ve büyük tesislerde belli aralıklarla bir uyarı levhası konur. Ayrıntıyı projeye ve şartnameye bırakın; buradaki mesaj, bu mesafelerin keyfî değil, tanımlı olduğudur.
Kablo kanalı, kum yatağı ve ikaz bandı
Derinlik tek başına yetmez; kanalın nasıl hazırlandığı da kablonun ömrünü belirler. TEDAŞ şartnamesinin standart kablo kanalı ölçüsü nettir: tabanda 40 cm, ağızda 60 cm, derinlik 80 cm — yani 40×60×80 cm.
Kanalın dibi taş ve moloz içermemeli. Önce bir kum yatağı serilir; kablo bu yatağın üstüne oturur ve üstüne yine kum gelir — altta ve üstte 10’ar cm, toplam yaklaşık 20 cm. Kumun görevi, sivri bir taşın kabloya nokta baskı yapmasını önlemektir.
Kumun üstüne koruma katmanı gelir: kanal boyunca enine dizilen birinci sınıf tuğla ya da beton bloklar. Bunlar, ileride kazan birinin kepçesiyle kabloya ulaşmadan önce karşılaşacağı fiziksel bariyerlerdir. Ve en üste, korumanın yaklaşık 20 cm üzerine, ikaz bandı serilir — üzerinde “OG/AG ENERJİ KABLOSU” yazan renkli, esnek plastik şerit. İkaz bandı ne işe yarar diye soranlara en kısa cevap: Yarın kazan kişiye, daha kepçe kabloya değmeden “dur, altta enerji var” der.
Kablo ve kesit seçimi
Boru korur, ama asıl işi yapan kablodur. Ve yeraltındaki kablo, havada gidenle aynı seçilmez, çünkü toprak farklı davranır. Aşırı ısınmayan bir kablo elde edilir — bunu, akım taşıma kapasitesinin yüke oranıyla ölçersiniz — toprak sıcaklığını ve gruplamayı hesaba katarak.
Türkiye’de yeraltı enerji kablosu kesitiyle, yani mm² ile seçilir; İngilizce metinlerdeki THWN/AWG sistemi burada geçmez. Tipik olarak XLPE izoleli kablolar (örneğin NYY) tercih edilir; XLPE, PVC izoleye göre daha yüksek çalışma sıcaklığına dayanır ve toprakta uzun ömür verir. Mekanik riskin yüksek olduğu yerlerde ise zırhlı kablo (örneğin NYRY, NYFGbY) kullanılır: çelik tel ya da bant zırh,kabloyu ezilmeye ve darbeye karşı ekstra korur.
Kesit, yüke, mesafeye, izin verilen gerilim düşümüne ve kısa devre dayanımına göre hesaplanır. Kısa tirada yükü karşılamak yeterken, uzun bir hatta gerilim düşümü belirleyici olur ve kesiti bir kademe büyütmek gerekebilir. Bu hesap gözle değil, tabloyla ve projeyle yapılır.
İki evrensel etken hep akılda kalmalı. Birincisi, toprak sıcaklığı: sıcak zemin ısıyı kötü dağıtır, dolayısıyla kablonun taşıyabileceği akımı düşürür. İkincisi, gruplama: aynı kanalda yan yana giden birden çok devre birbirini ısıtır ve yine düşüşe zorlar. Bu iki düzeltmeyi — düzeltme katsayılarını — atlamak, erken yaşlanan kabloların klasik sebebidir. Kablo kataloğundaki akım taşıma değeri “ideal” koşul içindir; sahadaki değer neredeyse her zaman ondan düşüktür.
Kesit örnekleri ve yedek boru
Birkaç pratik nokta işi somutlaştırır. Küçük bir dağıtımda birkaç mm²’lik kablo yeterken, bir ana besleme 185 mm² veya daha büyük kesitlere çıkabilir; boru çapı da buna göre seçilir. Genel kural, boru iç çapının kablonun dış çapının rahatça üstünde olmasıdır, ki çekme sırasında sıkışma olmasın.
Ülkeye ya da projeye bağlı olmayan bir tavsiye: yedek boru bırakın. Yedek boru neden bırakılır? Çünkü ileride bir devre, bir kumanda hattı ya da fiber gerektiğinde, boş bir boru bütün bir kazı işini önler. Kanal açıkken eklenen boş bir boru çok az maliyet çıkarır. Aynı mantıkla, boş boruya bir kılavuz teli bırakmak, sonraki çekimi dakikalar meselesine indirir.
Uygulama en iyi yöntemleri: güzergâhtan çekime
İyi düşünülmüş bir güzergâh, kablonun zorlanmadan girmesiyle belli olur. Ve bu, ilk metreyi çekmeden önce kararlaştırılır. Temiz bir çekim elde edilir — bunu, kabloda hasar ve sıkışma olmamasıyla ölçersiniz — dönüşlere, eklere ve muayene noktalarına dikkat ederek.
Önce geniş yarıçaplı dönüşler. Dar bir dönüş, çekerken kablonun yalıtımını zorlar ve sert boruda hasara varabilir. Pratik kural: iki rogar arasında ne kadar az 90° dirsek, o kadar iyi. Yön değişiklikleri birikiyorsa, araya bir rogar (menhol) eklemek doğru olur.
Ekler yöntem ister; PVC’de temiz yüzey ve uygun yapıştırıcı şart. Koruge boruda ise ekler manşonla yapılır ve suya karşı kapatılır. Kabloyu çekmeden önce boruya bir kılavuz teli geçirmek, biraz çekme yağı ve sabr, sıkışmaların çoğunu önler. Çekme sırasında kabloya uygulanan kuvvetin bir sınırı vardır; aşırı zorlamak iletkeni ve yalıtımı içten yorar, o yüzden uzun tirada arada rogar bırakıp çekmeyi bölmek daha güvenlidir.
Rogar yerleşimi de rastgele değildir. Uzun düz güzergâhlarda belli aralıklarla, her önemli yön değişiminde ve kesit ya da kablo değişiminin olduğu yerlerde bir rogar ya da buat konur. Muayene ve geçiş noktalarını erişilebilir bırakın; bugün gereksiz görünen bu da yarın toprağı kazmaktan kurtaran şeydir. Kısacası, az dirsek ve geniş yarıçap her zaman çok dirsek ve dar dönüşe yeğdir — hem çekimde hem kablonun ömründe.
Sık yapılan hatalar
Bunları saymakta yarar var, çünkü tekrar ederler. Derinlik ihlali en ağırı: yarım saat kazı kazandırır, yıllarca güvenliği tehlikeye atar. Uyumsuz malzeme kullanmak — birbirine iyi geçmeyen ekler — suya giriş noktası yaratır. Çok sayıda 90° dirsek ve dar dönüşler çekimi işkenceye çevirir ve kabloyu yıpratır. Yedek boru bırakmamak ileride pahalı bir kazıya mal olur. Ve ikaz bandını unutmak kabloyu geleceğin kepçesine karşı savunmasız bırakır. Hiçbiri egzotik değil; hepsi aceleden doğar.
Doğrudan toprağa döşeme mi, boru içinde mi?
Doğrudan döşemeyi yukarıda andık; şimdi karşılaştıralım, çünkü bu gerçek bir proje kararı. Soru “hangisi daha iyi” değil, “hangisi senin işine uyar”.
Doğrudan toprağa döşeme — kablo, borusuz, kum yatağında — kurulumu daha ucuz ve hızlıdır; ısıyı da iyi dağıtır, çünkü toprak kabloyu sarar. Türkiye’de yol ve özel geçişler dışında boru çoğu zaman zorunlu değildir; uygun kablo, doğru derinlik ve kurallara uyulduğunda kablo doğrudan gömülebilir. Karşılığında, kabloyu kazmadan değiştirmek ya da devre eklemek mümkün olmaz.
Boru içinde döşeme biraz daha pahalıdır ve daha çok işçilik ister, ama gerisinde kazanır: kablo toprağı açmadan değişir, devre eklenebilir ve mekanik koruma çok daha yüksektir. Bir arıza anında fark çarpıcıdır: borulu sistemde arızalı kablo çekilip yenisi geçirilir, borusuzda ise o bölüm baştan kazılır. Karar genelde şuna iner: tesis büyüyecekse ya da ileride erişim önemliyse, boru. Basit, kesin ve bütçenin belirleyici olduğu bir tirada ise doğrudan döşeme yeterli olabilir — yönetmelik o durum için izin verdiği sürece.
Pratikte çoğu proje ikisini birden kullanır: uzun düz güzergâhta doğrudan döşeme ya da ekonomik koruge, kritik noktalarda ve geçişlerde boru. Yani soru “hep boru mu, hiç boru mu” değil; her metreye o metrenin hak ettiği çözümü vermektir.
Hızlı seçim rehberi
Buraya kadarki her şey masadayken, malzeme seçimi neredeyse kendiliğinden sıralanır. Şu matris en sık kararları özetliyor:
| Durum | Pratik Öneri |
|---|---|
| Korozif veya Zorlu Zemin | HDPE Koruge Boru; Korumasız Metalden Kaçın |
| Ağır Trafik / Yol Geçişi | Çelik Boru veya Ağır Seri PVC, Artırılmış Derinlikte |
| Uzun Tira / Dağıtım Hattı | HDPE Koruge (Rulo): Daha Az Ek |
| Bütçe Kısıtlı, Standart Kullanım | İzin Verilen Yerde PVC Boru |
| Altyapı ve Fiber ile Ortak Güzergâh | HDPE Koruge, Yedek Boruyla |
Hiçbir satır dogma değil. Bunlar mantıklı başlangıç noktaları; projenin, zeminin ve yönetmeliğin son sözü var.
Uygunluk, standartlar ve belgeler
Hiçbir yer altı hattı kanalda bitmez: onu doğru yapıldığını gösteren belgede biter. Türkiye’de çerçeve nettir ve tek elden yürür.
Yer altı enerji kabloları EKAT kapsamındadır; bina içi tesisat ise Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği (EİTY) ile düzenlenir. Dağıtım uygulamaları için TEDAŞ Elektrik Dağıtım Tesisleri Genel Teknik Şartnamesi esas alınır. Boru sistemlerinin ürün standardı TS EN 61386‘dır ve borular CE işareti taşımalıdır. Onay ve denetim, “AHJ” gibi bir merci değil, dağıtım şirketi ve ilgili TEDAŞ süreçleridir.
Ortak bir fikir de şu: yönetmelik bir blog yazısıyla değiştirilmez. Bu metin yönlendirir ve karar vermeye yardım eder, ama kesin değerler, tablolar ve koşullar yürürlükteki resmî metinden alınır. Ve bir aboneliği besleyen yeraltı tesisatı, yetkili bir firmanın işidir — kendi muayenesi ve dağıtım şirketi onayıyla. Burası “kendin yap” alanı değil.
Süreç genelde şöyle işler: proje hazırlanır ve onaylanır, tesisat yetkili firma tarafından şartnameye uygun kurulur, sonra kanal kapatılmadan önce muayene ve kabul yapılır. Kanal bir kez örtüldükten sonra hatayı görmek çok daha zor ve pahalıdır; bu yüzden asıl kontrol, toprak geri doldurulmadan yapılmalıdır. Fotoğraf ve ölçü kaydı almak — derinlik, kum, koruma katmanı, ikaz bandı — hem kabulü kolaylaştırır hem de ileride bir sorun çıkarsa neyin nasıl yapıldığını belgeler.
Sonuç: kanalı kapatmadan önce
İyi yapılmış bir yeraltı kablo borusu, sonuçları büyük, mütevazı bir parçadır: kabloyu korur, kazmadan değiştirmeye izin verir ve tesisi yönetmeliğin içinde tutar. Her aşama — malzeme, derinlik, kanal, kablo — bir sonrakini besler; muayene yalnızca öncesinde iyi yapılanı doğrular.
Gördüklerinizle artık iki kararı verebilirsiniz. Birincisi, zemine göre malzeme: standart iş için PVC, darbe ve trafik için çelik, uzun tira ve zorlu zemin için HDPE koruge. İkincisi, yönetmeliğe göre derinlik: cadde ve sokakta 80 cm, dışında 60 cm, geçişlerde daha fazla — her zaman yürürlükteki metinden teyitle.
2026’da bir yeraltı hattı planlıyorsanız, boruyu ve derinliği doğru seçmenin en iyi zamanı, kanalı açmadan öncedir. Ve bir sonraki adım nettir: bu ölçütleri yetkili bir firmayla ve dağıtım şirketinin onayıyla birlikte değerlendirin. Kablo bir kez gömülünce az görünür; bu yüzden ilk seferde doğru yapmak gerekir.
Baralarınızı işleyecek makineyi PAYAPRESS’ten alın
Kablo toprağın altında biter; dağıtım panonun içinde bara ile devam eder. 1990’dan bu yana PAYAPRESS, 74’ten fazla ülkede 1.500’ü aşkın müşteri için bara işleme makineleri üretiyor: tek bir üreticiden kesme, delme, bükme ve CNC çözümleri. Temiz kesit, çapaksız delik ve tekrarlanabilir bükme açıları, panonuzda daha düşük temas direnci ve daha güvenli bir montaj demektir.
Projenize uygun makineyi görmek için bara işleme makinelerini inceleyin.








